|
Kadınlara
Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine
Dair Sözleşmesine İlişkin
Seçmeli Ek Protokol
Sözleşmeye taraf devletler,
Birleşmiş Milletler Şartı'nın temel insan haklarına,
insanlık onuru ve insan değeri ile erkeklerin ve kadınların
haklar bakımından eşitliğine olan inancını
yeniden teyit ettiğini kaydederek,
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin bütün insanların onur ve
hakları bakımından eşit ve hür doğduklarını
ve herkesin bu Bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere, cinsiyete dayanan
ayrım dahil olmak üzere, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın
sahip olduklarını ilan etmiş olduğunu kaydederek,
Kadınlara
Karşı Şiddetin Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri
BM Genel Kurulunun 20 Aralık 1993 tarihli ve 44/104 sayılı
Kararıyla ilan edilmiştir
[BAŞLANGIÇ]
Genel Kurul,
Eşitlik, güvenlik, özgürlük, bütün insanların bedensel bütünlüğü
ve insanlık onuru konusundaki hakların ve prensiplerin kadınlara
her yerde uygulanmasının acil bir gereklilik olduğunu kabul
ederek.
Bu hakların ve prensiplerin İnsan Hakları Evrensel Bildirisi,
Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Ekonomik,
Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Kadınlara
karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye
edilmesine dair Sözleşme ve İşkenceye ve Diğer Zalimane,
İnsanlıkdışı veya Onur kırıcı Muamele
veya Cezaya Karşı Sözleşme ile birlikte diğer uluslararası
belgelerde yüceltilen hakları ve prensipleri kaydederek,
Kadınlara karşı Her Türlü Ayrımcılığın
Tasfiye edilmesine dair Sözleşme'nin etkili bir biçimde uygulanmasının
kadınlara karşı şiddetin tasfiye edilmesine katkıda
bulunacağını ve bu kararla birlikte düzenlenen Kadınlara
karşı Şiddetin Tasfiye edilmesine dair Bildiri'nin bu süreci güçlendireceğini
ve tamamlayacağını kabul ederek,
BİRLEŞMİŞ
MİLLETLER,
OLAĞANÜSTÜ
VE SİLAHLI ÇATIŞMA HALLERİNDE KADINLARIN VE ÇOCUKLARIN
KORUNMASINA DAİR BİLDİRİ
(14
Aralık 1974)
Genel
Kurul,
·
Ekonomik ve Sosyal Konseyin 16 Mayıs 1974 tarihli ve 1861 (LVI) sayılı
kararında yer alan tavsiyeyi dikkate alarak, barış,
self-determinasyon, ulusal kurtuluş ve bağımsızlık için
mücadele edildiği olağanüstü durumda ve silahlı çatışma
dönemlerinde insanlıkdışı eylemlerin çok sıkça mağduru
olan ve sonuçta çok ağır zararlara uğrayan sivil nüfustan kadınların
ve çocukların çektikleri acılardan derin kaygı duyduğunu
ifade ederek,
·
Dünyanın özellikle baskıya, saldırıya, koloniciliğe,
ırkçılığa, yabancı egemenliğine ve işgale
maruz kalmış bir çok bölgesinde, kadınların ve çocukların
çektikleri acıların farkında olarak,
·
Genel ve tereddütsüz kınamalara rağmen koloniciliğin,
ırkçılığın ve yabancı egemenliğinin bir çok
halkı boyundurukları altında tutmaya, ulusal kurtuluş
hareketlerini zalimane bir şekilde bastırmaya ve egemenlikleri altındaki
nüfusa ve bu arada kadınlara ve çocuklara ağır zararlar vermeye
ve tarifsiz acılar çektirmeye devam etmesinden derin kaygı duyarak,
·
Temel özgürlüklere ve insan onuruna hala yoğun saldırılar
yapılmasından ve kolonici ve ırkçı yabancı egemen Güçlerin
uluslararası insancıl hukuku ihlal etmeyi sürmesinden dolayı üzüntü
duyarak,
·
Barış ve savaş zamanlarında kadınların ve
çocukların korunması ile ilişkili olarak uluslararası
insancıl hukuk belgelerinde yer alan ilgili hükümleri akılda
tutarak,
·
Diğer önemli belgeler arasında, silahlı çatışma
hallerinde insan haklarına saygı ve sivil nüfusun korunması için
temel prensipler konusunda kendi verdiği 19 Aralık 1968 tarihli ve
2444 (XXIII) sayılı kararını ve 9 Aralık 1970 tarihli
ve 2674 (XXV) ve 2675 (XXV) sayılı kararları ile birlikte,
Ekonomik ve Sosyal Konseyin 28 Mayıs 1970 tarihli ve 1515 (XLVIII) sayılı
olup Genel Kuruldan olağanüstü hallerde ve savaş zamanlarında
kadınların ve çocukların korunması hakkında bir
bildiri hazırlanması imkanını ele almasını talep
ettiği kararını akılda tutarak,
·
Yeni gelen kuşakların istikbali ile toplum ve aile içinde ve
özellikle çocukların yetişmesinde önemli bir rol oynayan annelerin
istikbali bakımından üstlendiği sorumluluğun farkında
olarak,
·
Sivil nüfusa dahil kadın ve çocukların özel olarak korunmasını
sağlama gereğini akılda tutarak,
Olağanüstü
ve Silahlı Çatışma Hallerinde Kadınların ve Çocukların
Korunmasına dair bu Bildiriyi inançla ilan eder ve bütün Üye Devletlere
kesinlikle uymaları için çağrıda bulunur:
1.
Nüfusun özellikle en
aciz durumdaki mensupları olan kadınları ve çocukları
tarifsiz acılara sevk eden sivil nüfusa yönelik saldırılar ve
bombalamalar yasaklanır ve bu tür eylemler cezalandırılır.
2.
Askeri operasyonlar sırasında
kimyasal ve biyolojik silahlar kullanılması 1925 tarihli Cenevre
Protokolünün, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesinin ve uluslararası
insancıl hukuk ilkelerinin çok açık bir ihlalini oluşturur ve
savunmasız kadınlar ile çocuklar dahil bütün sivil nüfusun ağır
kayıplara uğramasına yol açar, ve bu tür eylemler en ağır
şekilde cezalandırılır.
3.
Bütün Devletler 1925 tarihli Cenevre Protokolü ve 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri
ile birlikte, silahlı çatışma hallerinde kadınların ve
çocukların korunmalarını önemli derecede güvence altına
alan insan haklarına saygı ile ilgili diğer uluslararası
hukuk belgelerindeki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirirler.
4.
Silahlı çatışmalara, dış ülkelerdeki askeri
operasyonlara ve hala kolonici egemenliğin altında bulunan ülkelerdeki
askeri operasyonlara karışan Devletler tarafından, kadınları
ve çocukları savaşın dehşetinden korumak için her türlü
çaba gösterilir. Özellikle kadınların ve çocukların bir bölümünü
oluşturduğu sivil halka karşı zulüm, işkence, cezalandırma,
onur kırıcı muamele ve şiddet gibi muamelelerin yapılması
yasaklanmasını sağlamak için gerekli her türlü tedbir alınır.
5.
Askeri operasyonlar sırasında veya işgal altındaki
topraklarda çatışmanın taraflarınca hapsetme, işkence
yapma, kurşunlama, kitlesel olarak gözaltına alma, konutları
tahrip etme ve zorla göç ettirme gibi, kadınlara ve çocuklara karşı
işlenen baskıcı ve zalimane ve insanlıkdışı
fiiller suç olarak kabul edilir.
6.
Sivil nüfustan olan ve barış, self-determinasyon, ulusal kurtuluş
ve bağımsızlık mücadelesi gibi olağanüstü durum ve
silahlı çatışma halleri içinde bulunan veya işgal altındaki
topraklarda yaşayan kadınlar ve çocuklar, İnsan Hakları
Evrensel Bildirisine, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesine,
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesine,
Çocuk Hakları Bildirisine veya diğer uluslararası hukuk
belgelerine göre sahip oldukları barınma, yiyecek, tıbbi yardım
veya diğer vazgeçilmez haklardan yoksun bırakılamazlar.
|